Osmanlı Devleti’nde İngiliz Ticaret Diplomasisinin Evrimi

Prof. Dr. V. Necla Geyikdağı Bu yazı ekonomik olanakların bireyler için olduğu gibi devletler için de yaşamsal önemi olduğunu anlatmaya çalışmaktadır. Üretemeyen ve maddi olanaklar kazanamayan bir insan nasıl sefalete düşüp dilencilik, kölelik ve hatta ölüme mahkûm olursa, böyle bir gelişme uluslar için de söz konusudur. Kısacası yaşam kaynakları elinden alınan insan da olsa devlet […]

Demokrasi ve Enstitüler

Bir Demokratik Eğitim Kurumu: Köy Enstitüleri Türk siyasi hayatının tek partili döneminde, henüz çok partili rejime geçmenin altı yıl uzağında yani 1940’ta, dönemin dünya liderlerinin insanlığa tek sunabildiği kan ve gözyaşı iken, Anadolu’da otoriter tek parti iktidarı tarafından kurulan Köy Enstitüleri, demokratik yapıya sahip bir kurum olarak kurulmuş olması mümkün müdür acaba? İster inananın, ister […]

OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDAKİ ANAYASAL GELİŞİM SÜRECİNDE PADİŞAHIN DEĞİŞEN KONUMU VE YETKİLERİ (1808-1909)

  Berfin SÜTCÜ*   “Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkûmdurlar.” // ATATÜRK “Güç söz konusu olduğunda, insanlara fazla güvenme                                                                                   ve onları anayasanın zincirlerine bağla.” // THOMAS JEFFERSON TEŞEKKÜR Bütün öğrettikleri için hocalarım Bülent YÜCEL’e, Duygu ÖZER’e […]

TARİHTE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Mitoloji bir yalandır ki sonunda gerçeğe dönüşür.                                                            Tarih bir gerçektir ki sonunda yalana dönüşür.                                                                                    Jean Cocteau, Fransız şair ve düşünür   Türk tarihini incelerken, hem yerli hem de yabancı yazarların çalışmalarına irdeleyici ve süzücü bir gözle bakmak yararlıdır. Aksi takdirde, yapılan basit bir aktarmacılık ve yüzeysellikle, yazar hem kendini hem de […]

TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI: CUMHURİYET DÖNEMİNİN İLK MUHAFAZAKÂR MUHALEFET PARTİSİ

Demokrasi, günümüzde kullandığımız birçok kavramda olduğu gibi, Antik Yunan dünyasından çıkmış ve “halkın yönetimi” anlamını taşıyan bir devlet idare biçimi haline gelmiştir. İlk ortaya çıktığı coğrafyada köleliğin yaygın olması, yalnızca vatandaş statüsündeki kişilerin oy kullanması durumu, günümüzdeki gibi bir demokrasi anlayışından uzak olunduğunu ve zamanla demokrasinin “modernleştiğini” bizlere göstermiştir. Coğrafyaya ve topluma göre şekillenmiş ve […]

DEMOKRASİ TARİHİMİZİN KİLOMETRE TAŞLARI

Demokrasi, temel olarak kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanır. Yürütme organının gücünün kısıtlanması, elinden yasama ve yargı yetkisinin alınmasıyla birlikte modern demokrasinin temellerinin atıldığı söylenebilir. Dünyada bunun erken örneklerinden biri de Magna Carta Libertatum (1215) ile İngiltere’dir. O tarihten bu tarihe yürütme organının elinden vergi toplama ve asker alma/savaş açma yetkisi yasama organına geçti. Aynı yasama organı […]

KADER GEMİLERİ – YAVUZ ve MİDİLLİ

Birkaç yıl önce İstiklâl Harbi dönemindeki Türk-Sovyet ilişkileri üzerinden, emperyalizm tartışmaları ekseninde bazı tezler ileri sürdüğüm bir yazı dizisini yayınlarken, konuyla yakından ilgili olan, Murat Çulcu’nun “Paşaların Asya Misyonu” isimli eserine dair üç bölümlük bir mini diziyi de araya katmıştım. Bazı okuyuculardan gelen olumlu eleştiri ve istekler üzerine; buna benzer eserlerin tanıtımı üzerinden belli bir […]

GENİŞLETİLMİŞ KAFKAS SEDDİ PROJESİ

Anlık Dergisi’nin 3. sayısında yayınlanan “İstiklâl Savaşı’nın Kırmızı Kitabı” başlıklı yazımda, Mustafa Kemal Paşa’nın 5 Şubat 1920 tarihli durum değerlendirmesini tam metin olarak sunmuş ve yorumlamıştım. Bu durum değerlendirmesinde Paşa, emperyalist devletlerin, Kafkasya’daki devletlere destek olmak suretiyle; Anadolu direnişinin en önemli çıkış kapısı olan Kafkasya üzerinden Sovyet rejimiyle temas kurmasını engellemek ve Türkiye’nin etrafını sarmak […]

YUGOSLAVYA: KONTROLSÜZ MİLLİYETÇİLİK-YIKILAN DEVLET

Milliyetçiliğin, yakın tarihte insan yaşamı üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seren ve insani değerlerimizi sorgulamaya iten, en acı tecrübelerin yaşandığı topraklardan biridir Yugoslavya. 1918’den 1990’lara kadar geçen süre boyunca bir türlü barış içinde yaşamak mümkün olmamıştır. 1918 yılında önce Üçlü Krallık rejimi oluşturulmuş, sonrasında Yugoslavya adı altında birleşen milletler, 2. Dünya Savaşı yıllarında kendi içlerinde […]

LOZAN, EMPERYALİZM VE BAĞIMSIZLIK

Türkiye’nin bağımsızlığını bütün dünyaya tanıtan Lozan Andlaşması’nın imzalanmasının 94. yıldönümü yaklaşıyor. Bu andlaşmanın, Hatay ve Boğazlar başta olmak üzere eksik noktaları olduğu, o dönemin lider kadrosu tarafından da bilinmekteydi. Ve daha sonraki yıllarda yine Mustafa Kemal’in iradesiyle yürütülen bir mücadele ile Hatay ili Anavatana katıldı ve Boğazlar üzerindeki kayıtlar kaldırılarak Montrö Andlaşması’yla Türkiye’nin egemenliği sağlandı. […]