GÜVEN(SİZ)LİK BÖLGESİ VE YAŞANAN SON GELİŞMELER

Suriye’de güvenli bölge başlıklı iki önceki sayı içerisinde bölgeye dair yaşanan durumlar ve teklifler dahilindeki gelişmelere dair değerlendirmelerde bulunmuştuk. Bu bağlamda uluslararası teamüllere dayanan uygulama örnekleriyle beraber birbirinden farklı türlerde yaklaşımların olduğunu ve bu açıdan yapılan operasyon çeşitlerinden bu operasyonların gerçekleştirilirken –sivillerin korunması ve insan hakları amaçlı- yapılan uygulamaların farklılaştığına dair sayısız duruma da ulusal ve uluslararası kamuoyu şahit olmaktadır.

Yazı içeriğinde değinilecek konu sınırda genişlik ve derinlik konusunda hala netliği tartışılan Müşterek Harekat Merkezi oluşumunun –güvenli bölge- kurulumuna yönelik etkisini aktarmak olacaktır.[1] Öncelikle dış politika gelişmeleri ve yaşanılan süreçler dahilinde yapılan tercihleri ele aldığımızda evvelki durumlardan ve oluşan süreçlerden ders aldığını iddia eden karar alıcıların –Astana Süreci-ne gidilen durum ile beraber Rusya ve İran ile yakınlaşmaya yöneldiğini ve bu açıdan ABD liderliğindeki Batı kampının tercihlerinin dışındaki eylemlere başvurulmuştur.

Rusya ile oluşturulan yakınlık ilişkisi S-400 Hava Savunma sisteminin tercihi ile daha farklı bir boyuta ulaşmış, çeşitli alanlarda ortak ilişki kuran Avrasya’daki iki etkin gücün yakınlığı askeri alanda da ileri seviyeye getirilmiştir. Fakat yaşanan durumlar ve özellikle uzun zaman sonrasında ABD ile ilişki kurulup Suriye’nin bütünlüğüne yönelik(!) olduğu söylenen –güvenli bölge- oluşumu Türkiye için riskleri artırmaktadır. Çekiç güç örneği ile yaşanan ve göreve gelen her yöneticinin/karar alıcının eylemleri Irak Kürdistan Bölgesel Özerk Yönetimini ortaya çıkarmıştır.[2]

Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin özellikle aşiretler arası dengede kurulması ve yaşanılan durumlarda çeşitli kişilerce iddia edilen Mustafa Barzani’nin vasiyetinde Türkiye aleyhine oluşumda bulunmamaları vasiyeti durumu aslında tam anlamıyla garabet tarzında nitelendirilebilir.[3] Çünkü Türkiye’nin dönemin politikalarınca uygulanan argümanlara dayalı yaklaşımlarının hepsinde –hep sözümüz geçer, bizi dinlerler- söylemi etkili olmuştur. Fakat sürecin referandum tercihinin de beraberinde gelmesi ve biraz kurgusal biraz fantastik ögelerle süslenen ve tarihin derinliğe sahip algılanır gibi devlet oluşumu istenci ilginç ve tuhaf bir olgu olarak nitelendirilebilir.[4]

Tüm bu olanları ve yaşananları tekrar aktarmak ayrıca üzerine yapılan çalışmalara rağmen özellikle dış politika karar alıcıları arasında bir nevi tutarsız bir eylemler zinciri izlendiği gözlemlenmektedir. Daha evvelki yaşanan tecrübeler ışığında Türkiye’ye yine aynı tabir yerindeyse tezgah düzenlenmektedir. Dış politika uzmanı olarak çıkan ve karar mekanizmasını etkileyecek kişilerin ve kurumların tamamıyla gerçeklerin farkında olmalarına rağmen belli başlı hırslarla ya da şahsi menfaatlerinin uğruna tercihleri –doğruymuş gibi- lanse ettikleri durumunun farkındalığına sahip olunmalıdır. Örnek vermek gerekirse dün yaşanan sınır kapısındaki olay[5] ve beraberinde cumhurbaşkanımızın resminin yakılıp, -Hain Türkiye- sloganlarının atıldığı[6]  olaylar resmi haber ajansımızca ne hikmetse(!) Suriye’de lehimize sloganların atıldığı iddiasıyla haber kaydı bulunmaktadır.[7] Suriye’nin açıkça güvenli bölgeye karşı olduğu durumu da belliyken –güvenli bölge-nin ilaç gibi piyasaya sürülmesi zamanındaki yapılan bazı sınır ötesi harekatlar gibi ancak ve ancak kısa süreli çözüm ihtimali olacaktır.[8] Son söz olarak ya bildiğimiz gerçekleşen gelişmeler iddia edildiği gibi çok masumane(!) ya da ülkemizi federasyona doğru çevirmeyi düşünen ulus devlet yapısını bozmaya çalışan ilgili kişi, kurum ya da kuruluşlar tam gaz hücum ediyorlar. Yani herhangi bir gelişme olunca tek taraflı bakmamalı sorgulamalıyız. Sorgulamak gerekir. Yaşananları da yazdıklarımı da etraflıca baktıktan sonra gerçekler ortaya çıkacaktır.

Kaynakça

Anadolu Ajansı, “İdlib’de Onbinlerce Sivil Rejim ve Rusya’yı Protesto Etti”, (https://www.aa.com.tr/tr/dunya/idlibde-on-binlerce-sivil-rejim-ve-rusyayi-protesto-etti/1569303, (Çevrimiçi), 30.08.2019).

Euronews Gazetesi, “Suriye’de Güvenli Bölge İçin Müşterek Hareket Merkezi Çalışmaları Başladı: ABD Heyeti Şanlıurfa’da”, (https://tr.euronews.com/2019/08/12/suriye-de-guvenli-bolge-icin-musterek-harekat-merkezi-calismalar-baslad-abd-heyeti-sanl-ur), (Çevrimiçi), (19.08.2019).

Popovici, Elena (2017), From Minority to Nation: The State-Building Process Of An Independent Kurdistan(IN IRAQ), Master’s Thesis, İstanbul, Bahçeşehir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Turgut, Hulusi (2017) “Molla Mustafa Barzani’den Evlatlarına Vasiyet: Tek Güvenebileceğimiz Millet Türklerdir”, (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/tek-guvenebilecegimiz-millet-turklerdir-40585500, (Çevrimiçi), 19.08.2019).

T24 Gazetesi, “Binlerce Suriyeli Sınıra Dayandı; Cilvegözü Sınır Kapısı Giriş-Çıkışlara Kapatıldı”, (https://t24.com.tr/haber/binlerce-suriyeli-sinira-dayandi-cilvegozu-sinir-kapisi-giris-cikislara-kapatildi,837283, (Çevrimiçi), 30.08.2019)

T24 Gazetesi, “Suriye: ABD ve Türkiye’nin Güvenli Bölge Oluşturmasına Karşıyız”, (https://t24.com.tr/haber/suriye-abd-ve-turkiye-nin-guvenli-bolge-olusturmasina-karsiyiz,837109, (Çevrimiçi), 31.08.2019).

ULUSAM, “Çekiç Güç Ekseninde Türkiye-ABD İlişkileri”, (http://www.ulusam.com/wp-content/uploads/2018/08/%C3%87eki%C3%A7-G%C3%BC%C3%A7-Ekseninde-T%C3%BCrkiye-ABD-ili%C5%9Fkileri.pdf, (Çevrimiçi), 19.08.2019). Yeniçağ Gazetesi, “Erdoğan Afişleri Yakıldı, “Hain Türkiye” Sloganları Atıldı”, (https://www.yenicaggazetesi.com.tr/erdogan-afisleri-yakildi-hain-turkiye-sloganlari-atildi-247216h.htm, (Çevrimiçi), 30.08.2019)


[1] Euronews Gazetesi, “Suriye’de Güvenli Bölge İçin Müşterek Hareket Merkezi Çalışmaları Başladı: ABD Heyeti Şanlıurfa’da”, (https://tr.euronews.com/2019/08/12/suriye-de-guvenli-bolge-icin-musterek-harekat-merkezi-calismalar-baslad-abd-heyeti-sanl-ur), (Çevrimiçi), (19.08.2019).

[2] ULUSAM, “Çekiç Güç Ekseninde Türkiye-ABD İlişkileri”, (http://www.ulusam.com/wp-content/uploads/2018/08/%C3%87eki%C3%A7-G%C3%BC%C3%A7-Ekseninde-T%C3%BCrkiye-ABD-ili%C5%9Fkileri.pdf, (Çevrimiçi), 19.08.2019).

[3] Hulusi Turgut(2017) “Molla Mustafa Barzani’den Evlatlarına Vasiyet: Tek Güvenebileceğimiz Millet Türklerdir”, (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/tek-guvenebilecegimiz-millet-turklerdir-40585500, (Çevrimiçi), 19.08.2019).

[4] Elena Popovici (2017), From Minority to Nation: The State-Building Process Of An Independent Kurdistan(IN IRAQ), Master’s Thesis, İstanbul, Bahçeşehir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

[5] T24 Gazetesi, “Binlerce Suriyeli Sınıra Dayandı; Cilvegözü Sınır Kapısı Giriş-Çıkışlara Kapatıldı”, (https://t24.com.tr/haber/binlerce-suriyeli-sinira-dayandi-cilvegozu-sinir-kapisi-giris-cikislara-kapatildi,837283, (Çevrimiçi), 30.08.2019)

[6] Yeniçağ Gazetesi, “Erdoğan Afişleri Yakıldı, “Hain Türkiye” Sloganları Atıldı”, (https://www.yenicaggazetesi.com.tr/erdogan-afisleri-yakildi-hain-turkiye-sloganlari-atildi-247216h.htm, (Çevrimiçi), 30.08.2019)

[7] Anadolu Ajansı, “İdlib’de Onbinlerce Sivil Rejim ve Rusya’yı Protesto Etti”, (https://www.aa.com.tr/tr/dunya/idlibde-on-binlerce-sivil-rejim-ve-rusyayi-protesto-etti/1569303, (Çevrimiçi), 30.08.2019).

[8] T24 Gazetesi, “Suriye: ABD ve Türkiye’nin Güvenli Bölge Oluşturmasına Karşıyız”, (https://t24.com.tr/haber/suriye-abd-ve-turkiye-nin-guvenli-bolge-olusturmasina-karsiyiz,837109, (Çevrimiçi), 31.08.2019).

Bir cevap yazın