İletişimde Yeni Bir Çağ 5G ve Beraberinde Getirdiği Soğuk savaş

Mustafa Ertuğral

Telefon ilk cebimize girdiğinden bu yana, haberleşme teknolojileri ve yarattığı ürün pazarı ülkelerarası ekonomik dengelerin değişmesinde büyük bir role sahip. İletişim teknolojilerinin gelişimini kısa bir özetleyerek başlar isek;

-1G (Generation / Nesil). Kablosuz telefon teknolojisi 80‟li yıllarda hayatımıza, 1. Nesil ile girdi. Sadece sesli iletişime olanak sağlayan, kalite ve süreklilik olarak yüksek verim alınamayan 1. Nesil kısa zaman sonra yerini 2. Nesil‟e bıraktı.

-2G, 90‟lı yılların başında 1. Nesil iletişim yerini 2. Nesile bırakartı artık analog değil dijital veri akışı kullanılmasıyla ilk nesile göre verimliliği arttırdı. Bu yenilik ile beraber „‟Global System for Mobile Communications‟‟ kısatma adı ile GSM protokolüne geçildi.Bu, Kapsama alanında olduğunuz sürece tüm dünya ile iletişim kurmanın önünü açmış oldu. Bunun yanında artık sadece sesli aramalar değil SMS yani metin mesajı göndermek ve almak mümkündü. 90‟ların ortalarına doğru bu teknolojiye EDGE ve MMS gibi özellikler eklenerek 2.5 ve 2.75 Nesil olarak devam etmiştir.

-3G‟nin 2000‟lerin başında hayatımıza girmesi ile beraber yeni bir terim hayatımıza girdi „‟Akıllı telefon‟‟. Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle beraber mobil iletişim pazarında yeni devlerin doğuşu da başlamış oldu. Veri gönderimi ve alımı hızının artması ile beraber sesli ve metin mesajlarının yanında artık görüntülü görüşme mümkündü. Kilometrelerce uzaktaki bir kişi ile görüntülü olarak konuşabiliyordunuz ama saniyede 14Mb veri akış hızı hala bunun için yeterli seviyede değildi. Akıllı telefonların getirdiği yeni özellikler sayesinde bilgiye cebinizdeki telefon ile ulaşabiliyor, videolar izleyebiliyor hatta paylaşabiliyordunuz ama hala hız olabileceğin çok altındaydı.

-4G, 3. Nesil iletişim teknolojinin hayatımıza soktuğu akıllı telefonların hızla gelişmesi ile beraber bilgiye ulaşmak her geçen gün daha da kolaylaşıyor ama 3.Nesil iletişim ağının yetersizliği yüzünden çok fazla tercih edilmiyordu ki 4. Nesil ile beraber bu sorun ortadan kalktı. Sonrasında 4.5G ve LTE teknolojileri ile beraber saniyeler içinde bilgiye ulaşabiliyor neredeyse sorunsuz görüntülü konuşmalar yapabiliyor hale geldik. Çok kalıplaşmış bir örnek olacak ama artık iki saatlik bir filmi izlemek için sadece 10 dakika inmesini beklemek yeterli hale geldi. 4G teknolojisi ile beraber telekomünikasyon teknolojileri pazarındaki hareketlilik artmayabaşladı. 3G ye kadar piyasayı elinde bulunduran Nokia sürekli güncellenen pazarın hızına yetişememesinden dolayı tahtını Asya pazarından Samsung, Huawei ve Amerika pazarından Apple‟a bırakmak zorunda kaldı. Nokia‟nın içinde bulunduğu bu krizi fırsata çevirmek isteyen Microsoft firmayı satın alsa da umduğunu bulamadı.

Ve 5G. Aslında 2013 yılında Japonya 5. Nesil iletişim teknolojisini kullanmaya başladı ama henüz alıcıların gelişimini tamamlamamasından dolayı tam verimi aldıkları söylenemez. Peki nedir bu 5. Nesil? 3‟ten 4‟e geçtiğimiz gibi sadece veri hızında mı değişiklik olacak? 5G ne gibi yeniliklere gebe?

Aslında 5G teknolojik gelişmeler için bir milat olarak sayılabilir. 4. Nesil ile beraber saniyede 100Mb hızına ulaşmıştık 5. Nesil ile beraber bunun 100 katına kadar daha hızlı bir veri alışverişine sahip olacağız. Saniyede 10Gb gibi muazzam büyüklükle veriyi saniyeler içinde indirebileceğiz. Bunun yanında en önemli gelişmelerden biri ise karşılıklı veri alışverişinden tepki süresi 1 mili saniyelere kadar düşecek. Bunu şöyle örneklendirirsek yerinde olur. Belki haberlerde görmüşsünüzdür Çin‟de bir doktor 50 km uzaktan sanal gerçeklik gözlükleri, robotik kollar ve 5G yardımı ile cerrahi bir operasyon gerçekleştirdi. 4G teknolojisi kullanarak bu tip cerrahi operasyonlar pek mümkün değildi çünkü 75 mili saniyenin üstünde gecikme süresi ile doktorun yaptığı bir müdahale uzaktaki hastaya, koşullara göre belki de 100 mili saniye sonra ulaştırmaya imkan veriyordu bu şartlarda risk çok yüksek iken 5. Nesil ile beraber 1 mili saniyenin altına düşecek gecikme sürelerinin getirdiği anında müdahale imkanı bu tip cerrahi operasyonları çok daha güvenli hale getirdi. Bunun yanında gecikme sürelerinin düşmesi ve veri hızındaki artış ile beraber iletişim alışkanlıklarımızın da değişeceği kesin. Akıllı telefonların geldiği nokta ve5G ile beraber alışılagelmiş telefon aramaları artık yerini internet tabanlı uygulamalar aracılığı ile gerçekleştirilecek. Artık hiç birimiz 1000 dakika 1000 SMS gibi şebeke kampanyalarına ihtiyaç duymayacağız dünyanın istediğimiz noktasını mobil internetkullanarak arayabilecek sıfır gecikme ve kalite sorunu olmadan görüşmelerimizi yapabileceğiz. Önemli toplantılar için onlarca kilometre yol almamız gerekmeyecek. Telekonferans görüşmeleri sırasında bilgi boyutu gözetmeksizin anında bilgi paylaşımı mümkün hale geleceğinden kendi ofisimizden dünyanın diğer ucundaki tedarikçilerimiz anında bilgi alışverişi yapabileceğiz.

Şoförsüz araçlar göreceğiz yollarda. Trafikteki tüm akıllı araçlar ile veri alışverişi yapan, anında analiz yapan ve tepki veren araçlar. İnsanın ani bir olay karşında ortalama 150 ile 300 mili saniye arasında tepki veriyorken, 1 mili saniyede bunu yapan, birbiri ile iletişim halinde olan, her biri diğerinin konumunu ve bir sonraki hareketini bilen araçlar düşünün. Şimdiden dünyanın birçok yerinde bunun hazırlıklarının olduğunu görüyoruz Olli adlı şoförsüz otobüs yollara çıktı bile, Volvo şoförsüz tırını tanıttı, Tesla‟yı ve şoförsüz otonom araçlarını herkes duymuştur herhalde.

Bilgisayarlarımız, telefonlarımız ve birçok akıllı alet yapısal olarak değişim yaşayacak. Bilgisayarımızda ya da telefonumuzda çok büyük bir depolama aygıtına ihtiyaç duymayacağız. Veri akış hızı ve boyutu çok yüksek olacağından veriler bir cloud ( bulut )‟ta toplanacak internete bağlanabildiğimiz her ortamda anında verilere ulaşım sağlayabileceğiz. Aslında bu çokta yabancı bir teknoloji değil. Hali hazırda kullandığımız bir teknoloji ama şöyle düşünün bir tatilde bin tane fotoğraf çektiniz ve hepsi sizin için çok önemli 10 gb‟lık bu veriyi şu anki haliyle sanal hafızaya atmanız ve istediğinizde oradan açıp indirmeniz saatleri buluyorken 5G ile dakikada bu işlem tamamlanmış olacak. Ya da bilgisayar oyunlarını oynamak için artık o oyunu yüklemeniz, ya da o oyunu destekleyecek çok yüksek özellikli bir bilgisayarınız olmasıgerekmeyecek. Sadece internete bağlanan bir cihazdan size bu hizmeti veren bir sunucuya bağlanıp istediğiniz yerde istediğiniz oyunu oynayabileceksiniz.

Bununla kalıyor mu?

Tabi ki de hayır! Bence en önemli noktalardan birine geldi sıra. Bir önceki sayılarımızda 4. Sanayi devriminin gelişinden bahsetmiştik, robotlaşan üretimden, kendi arasında iletişim halinde olan robotlardan. Evet bilim kurgu filminden bir sahne gibi görünse de bu gelişmenin kıyısında duruyoruz artık. 5. Nesil iletişim ağının getireceği hız ve kapasite ile beraber fabrikalarda, tarlalarda ve hatta evlerimizde bir birleri ile iletişim halinde olan robotlar göreceğiz. İşten çıkıp akıllı arabanıza bindiğinizde gittiğiniz güzergaha göre eve gittiğinizi bilip evin ısısını ayarlayan, üretmeye programladığı iş için çok makul sayıda insana ihtiyaç duyan birimleri arasında robotların birbirleri arasında iletişimde olan fabrikalar, evinizden oturup bilgisayarınızın başından kontrol ettiğiniz tarım aletleri ve daha fazlası. Hala bir bilim kurgu filmi sahnesi gibi gelen aslında 4G ile testlerinin yapıldığı bu gelişmeler 5G ile beraber artık çok daha yakın.

Peki kusursuz mu?

Her güzel şey gibi 5G teknolojisi de bir sorun ile beraber geliyor aslında. Kullanılan frekansın düşük olmasından dolayı vericiler en yüksek 500metrelik bir mesafeye sinyal gönderebiliyor. 4G‟de bu rakam 10 km kadarken 5G ile her 500 metrede bir baz istasyonu göreceğimiz anlamına geliyor. Bu şu anki baz istasyonu sayısının en az 20 katı daha fazla yeni baz istasyonu demek oluyor.Bu baz istasyonlarının yayacağı radyo frekanslarının insan sağlığı üzerine etkisi ise hala tartışılıyor.

Bu tartışmalar sürerken 2020 yılında 100 e yakın ülkede 5G teknolojisi kullanılmaya başlanacağı öngörülüyor. Tüm bu gelişmeler yaşanırken aslında bir soğuk savaşta yaşanmakta. 5G ile beraber gelişen teknoloji pazarı o kadar büyük ve o kadar karlı ki pastanın büyük dilimini kapan bir sonraki yüzyılda ekonomik olarak dünyanın en güçlüsü olabilir. Amerika 2035‟e kadar 5G teknolojileri satarak 3.5 trilyondolar elde etmeyi planlarken ortalama 30 milyon insana iş sahası yaratacağı düşünülüyor. Ama Amerika‟nın bu planının önünde çok güçlü bir rakip var, Asya‟lı Huawei.

Şuana kadar Samsung (Güney Kore), Huawei (Çin), Nokia(Finlandiya), NEC (Japonya), Ericsson(İsveç), Qualcomm(Abd), Verizon(Abd), Orange (Fransa), Mobile TeleSystems (Rusya) arasında geçen bu soğuk savaşın galibi son birkaç aya kadar Huawei gibi görünüyordu. Huawei İspanya‟daki fuarda tanıttığı vericileri (baz istasyonları) ve alıcıları (telefonlar ve modemler ) ile Amerika‟lı ve diğer ülkelerden şirketlerin çok önünde olduğunu kanıtladı. Huawei‟nin bu durdurulamayan yükselişinden Amerikan başkanı Trump o kadar korkmuş ki anlaşılan, kişisel verilerin güvenliğini ve teknoloji hırsızlığını bahane ederek ani bir karar ile Amerika, Kanada, İngiltere ve Avusturalya‟da Huawei markasını kara listeye aldırması, Huawei ile çalışacak şirketlerin de bu kara listeye gireceğini açıklaması ilk etapta tüm dünya‟da şok etkisi yarattı. Bu hamle ile Huawei yeni telefon modelleri için pazarda büyük yara alsa da Çin halkı ve hükümeti Çin için çok büyük katma değer yaratan Huawei‟ye destek vermesi sonucu bu kriz Huawei‟yi çok yormayacak gibi görünüyor.

Amerika‟nın 5G yarışında geride kalmasını böyle bir yöntemle kapatmaya çalışması bir yana, Huawei karşı hamle ile 30 ülke ile 5G teknolojilerinin alt yapısının kurulumu için anlaşma yapması, Rusya ile ortak hareket edebileceklerini duyurması bile önümüzdeki günlerde bu soğuk savaşın daha da alevleneceğinin en büyük göstergesi.

Tabi şunu unutmamak gerek. Bu sadece pazardan en büyük maddi payı kapma yarışı değil aynı zamanda en büyük kişisel veri payını da kapma yarışı. Bu süreçte en çok satan aynı zamanda dünya çapında en büyük veri akışına ulaşıma sahip olacak. Her ne kadar kişisel verilerin korunduğu vs. idda edilse de öyle olmadığını hepimiz biliyoruz…

 

Bir cevap yazın