Evrensel Müzik Palavrası

Yunus Emre Yıldız

Ne yazık ki böyle bir başlık dahi az geliyor bu yazıda bahsi geçecekevrenselmüzik denen yalana ve bu yalana kanıp, dahası iyice yozlaştırıp, tarihte çok yakın bir geçmişe değin dünya müziğine ilham olmuş Türk müziğini bu hale getiren sözüm ona sanatçılara. Sadece sanatçılara mı? Hayır tabii ki de. Onlara destek verenlere, sponsor olanlara, yer verenlere ve daha önemlisi bize, yani dinleyenlere. Ne yazık ki durum vahim. Durum düşünüldüğünden çok daha vahim..

Hoş, bu kez sizlere kızarak devam etmeyeceğim. Dinliyorsunuz, dinliyoruz. Bu malesef ki böyle. Çünkü öyle bir leş çöplüğü haline geldi ki müzik kültürü,arasında seçme şansı bile bırakmıyorlar bize. „‟Bunu dinle! Onu sevmediysen bunudinle! Bunu da beğenmediysen ; sen ne anlarsın ki! Defol git buradan!‟‟. Baskılarla, yönlendirmelerle onların istediğini dinliyoruz, izliyoruz, seviyoruz yada daha kötüsü linç ediyoruz. Peki nasıl kurtulacağız bu çöplükten. Nasıl kendimize geri döneceğiz.Önce bileceğiz. Önce herşeyi bildiğimiz gibi müzik kültürümüzü de bileceğiz. Bilmiyor isek öğreneceğiz. Biz bilmek zorundayız ki amerikalının yaptığı müziğin temelini de biz attık. Daha 10 sene öncesine kadar koma sesleri duymayan amerikan gençleri Madonna ile öğrendi senin bin yıllardır yaptığın ezgileri. Çok okuyacağız. Kemal İlerici adında bir adam geçmiş bu ülkeden. Mustafa Kemal ‟in talimatı ile Türk Müziğinin en nadide, en cilveli yanlarını 21 ülkenin 144 büyük müzisyenine gönderip kendi müziklerindebuna benzer yanları sormuş. Sonuç mu? 21 ülke, 21 mektup, 21 ortak cevap. „‟Hayır! Bizim müziğimizde bu sesler mevcut değil.‟‟ Çok araştıracağız.Bayıla bayıla çaldığımız gitar, keman ve daha nice batı çalgısının bize ait olduğunu araştıracağız. Kemanı da,gitarı da, nicelerinin de çalacağız. Ama bizim olduğunu bilip, en iyi biz çalacağız. Biz dünyadan değil, dünya bizden dinleyecek! Farkına varacağız saygıdeğer okurlar. Matematik ilminden bi‟ haber dağda koyun gütmekle meşgul garip dedelerin, yıllar sonra bile hala yazılamayan yahut taklit dahi edilemeyen matematik dehası ölçülere sahip şarkı sözlerinin farkına varacağız.Daha binlerce örnek, binlerce tasviri var, müzik kavramının olgunlaşmasında öncü olan Türk Müziğinin üstünlüğünün. Ben şimdilik bu kadar ile kesiyorum örnekleri. Ve bu örneklerimin tamamını ayrı ayrı ve uzun uzun sizlere önümüzdeki yazılarda açacağım, anlatacağım. Bu benim görevimdir, sorumluluğumdur.

“Peki ne alakası var evrensel müzikle bu anlattıklarının kardeşim?”

Müzik evrenseldir. Bu dünyanın her noktasında da böyle kabul görmüştür. Müzik bir dildir, yeri gelir din olur, yeri gelir aşk, yeri gelir gözyaşı. Ama en güzel yanı tüm bunlar olurken herkese anlatır kendini. Eksik bırakmaz. İşte burada duralım. İnce noktayı es geçmeyelim değerli okurlar, „‟kaliteli müzik evrenseldir‟‟. Kaliteli müzik kendini dünyaya anlatabilir. Duyurabilir. Anlaşılabilir. Bunun yıllardır süregelen binlerce örneği olmuş ve olmaya devam etmektedir. Biz neye karşıyız. Evrensel müzik adı altında yedirilmeye çalışılan sahtekar şarkılara, sahtekar türkülere, sahtekar şarkıcılara bu piyasadaki tüm sahtekarlara. Maddiyatın hakimiyet altına aldığı sanat çeşidi olan müziğin bu durumda olması elbette „‟Müzik evrenseldir‟‟ diyerek, bütün maddi, siyasi, sosyolojik ve dini kaygılarını gizleme gayretinde olan kalabalık leş yiyiciler ve sömürgeciler yüzündendir. Peki ne yapacağız? Onun cevabını da ilk paragrafta verdim işte. Okuyacağız, araştıracağız, öğreneceğiz ve farkına varacağız. İstediğimiz müziği dinlemeye ve istediğimiz müziği yapmaya devam edeceğiz elbette. Fakat bilerek ve böbürlenerek! Batı müziğinin de, doğu müziğinin de en önemli temel taşı olduğumuzu bilerek. Ve böbürlenerek!

 

Bir cevap yazın