Çağımızın Siyasi Hastalığı: Kleptokrasi (Hırsızlar Rejimi)

Erkan Ediz Aydın

Zaman ilerledikçe dünya ve insan değiştiği gibi insan temelli siyasette de değişimler gözleniyor. İlerleyen yalnızca zaman olunca, insanlık geri kalmaya mahkum oluyor.

İnsanlar farklı topraklarda, çeşitli ülkelerde yaşıyor. Bu ülkelerde de ya seçtikleri şekilde ya da onlara diretilen çeşitli biçimlerde yönetiliyor. Yönetim biçimleri ülkelere göre değişiklik gösteren bu siyasal rejimlere bir yenisi eklenmiş durumda: “Kleptokrasi…”

Kelime anlamıyla başlayacak olursak kleptomaniye kısaca çalma hastalığı diyebiliriz. Kleptomanlar gereksinim duymadığı halde, parasal değeri ile ilişkisiz olarak nesneleri çalma dürtüsünü engelleyemezler. Gelişmiş toplumlarda sıkça görüldüğü gibi gelişmemiş ya da gelişmekte olan toplumlarda da sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Kleptomani tedavi edilebilen bir hastalıktır. Hasta tedavi sonrası normal yaşama dönebilir. Tedaviyi kabul etmezse, yaşamının sonuna dek çalmaya devam eder.

Kleptokrasi ise çeşitli yollarla iktidara gelen siyasi grup ya da kişinin, ele geçirdiği güçle birlikte o ülkenin kaynaklarını kendi menfaatine kullanması demektir. Kısaca “hırsızların iktidarı” ya da “hırsızlar rejimi” denilebilir. Demokrasinin bütün kurumlarıyla yerleşmediği ülkelerde görülen bu durum, o ülkelerin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri olmaktadır. Bu sistemin en önemli özelliği devletin başında bulunanların etnik köken, din gibi kavramları kullanıp halkı yönlendirmesidir.

Kleptokrat rejimde üretim zayıflar, dışa bağımlılık artar. Devlet kuruluşları özelleştirilir. Yerli ve milli kuruluşların yerini küresel sermaye grupları alır. Tarımdan sanayiye, eğitimden sanata her alanda gerileme yaşanır. Bu yapıda rejim kendi zenginlerini, kendi tekellerini yaratır. Devlet bankaları ve kurumları aracılığıyla maddi olanaklar rejim destekçilerine sonuna kadar sunulur. Devlet ihalelerinde rejim yanlıları arasında paylaşımlar yapılarak, haksız rekabet sonucu fahiş kârlar elde edilir ve ülke ekonomisi kötüye giderken rejim yanlısı iş adamları daha da zenginleşir. Tamamen çıkarları doğrultusunda hareket eden basın-yayın organlarının yaptığı algı ve propagandalarla halk gerçeklerden uzaklaştırılıp, zihinleri uyuşturulur. Toplumun temel yapı taşları sarsılır. Ahlak, güven gibi tabirlerin içi boşaltılır ve bir karşılığı olmaz. Çünkü bu rejimde maneviyat sömürü aracı olarak kullanmak dışında iktidara bir çıkar sağlamaz. Maneviyat bir kenara bırakılarak esas amaç maddi çıkar sağlamaktır. İnsan hakları baskıcı yönetim nedeniyle geri plandadır. Yolsuzluk, yoksulluk, yetersiz maaş, devlet kurumlarında rüşvet had safhadadır. Hırsızlık, gasp, taciz gibi konularda ceza yetersiz olduğu gibi, suçu işleyenler rejim yanlısı ya da rejimde görevli ise çoğu zaman bırakın ceza almayı, terfi edilmeyle ödüllendirilir. Kısacası her anlamda karşılıklı menfaat ön plandadır. Hukuk ve yargı muhalif sesleri bastırmak, kendilerini aklamak, menfaatlerini korumak için birer araç olarak kullanılır.

Evet, hastalık olarak ölümcül olmayabilir. Ancak işin içine siyasi boyutu girince toplumun ana damarlarını tıkayarak, felçli bir hayata sebep olur.

Kısacası kleptokrasi demokrasiyi engellemekle kalmaz; sosyal ve siyasi çöküntüye sebep olup, gerilemeye yol açar. Çünkü ahlak, adalet, dürüstlük gibi tabirler değerini yitirir ya da içi boşaltılır.

Cehaletin örgütlenmesinden daha tehlikeli bir durum varsa o cehaletin bu tür hastalıklı olmasıdır. Özellikle de etkisiz muhalefet nedeniyle yıllardır üst üste seçim kazanarak özgüven kazanan bir cehalet, toplumun ve devletin özünde telafisi zor yaralar açacaktır.

Hastalık emareleri söz konusu ise önce doğru teşhis konulmalı ve uygun tedaviye başlanmalıdır.

Eğer bir toplum hırsızlar rejimi tarafından yönetilmek istemiyorsa topyekûn bir seferberlikle birlikle bu hastalıklı ve örgütlü cehaletle mücadeleetmeli. Bununsa tek yolu eğitimden, aydınlanmadan geçmektedir. İnsanlar kirli ve hastalıklı rejime isyan etmeli, kitleler halinde bir aydınlanma savaşına girişmelidirler. Toplum bilimciler, sosyologlar, aydınlar halkı anlayacağı biçimde bilgilendirmeli ve yol gösterici olmalıdırlar. Eğitimde ahlak ve insani değerler ön planda tutularak insanı insan yapan manevi değerler topluma hatırlatılmalı, hastalıklı yönetimin yanlışları doğru bir şekilde halka aktarılmalı ve toplumda kirli siyasetin, hastalıklı düşüncenin prim kazanmasının önüne geçilmelidir.

Kleptomani gelişmiş ya da gelişmemiş toplumlar da görülse de kleptokrasi gelişmiş toplumlarda barınamaz.

Aşağıdaki listede kleptokrasinin görüldüğü ülkelere baktığımızda hemen hepsi gelişmemiş, gelişimini tamamlayamamış ülkelerdir. Çünkü gelişmiş ülkelerde demokrasi, eğitim, adalet ve hukuk gibi temel kavramlar oturmuştur. Hal böyle olunca da kleptokratlar halkta karşılık göremeyecek, siyasi olarak varlık göstereceği boşlukları bulamayacaklardır.

Bu listeyi, Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International) tarafından 2018 yılında yayınlanan Yolsuzluk Endeksi‟yle ülkeler bazında karşılaştırdığımızda örtüştüğünü göreceksiniz.

-Rusya Devlet Başkanı Putin (203 milyar dolar)

-Gabon Devlet Başkanı Ali Bongo Ondimba (1 milyar Dolar)

-Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (5 ile 10 milyar Dolar arası)

-Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir (9 Milyar Dolar)

-Zimbabve Devlet Başkanı Robert Mugabe (5 ile 10 milyar Dolar arası)

-Eski Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah Saleh (32 milyar Dolar)

-Eski Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek (70 Milyar Dolar)

-Eski Endonezya Devlet Başkanı Suharto (15 ile 35 Milyar Dolar arası)

-Eski Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos (5 ile 10 Milyar Dolar arası)

-Eski Nijerya Devlet Başkanı Sani Abacha (2 ile 5 Milyar Dolar arası)

-Eski Yugoslavya ve Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Milošević (1 Milyar Dolar)

-Eski Haiti Devlet Başkanı Jean-Claude Duvalier (300 ile 800 Milyon Dolar arası)

-Eski Peru Devlet Başkanı Alberto Fujimori (600 Milyon Dolar)

-Eski Ukrayna Başbakanı Pavlo Lazarenko (114 ile 200 Milyon Dolar arası)

-Eski FKÖ (PLO) lideri Yaser Arafat (1 ile 10 Milyar Dolar arası)

-Eski Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi (75 Milyar Dolar)

Bir cevap yazın