Suriye’de Güvenli Bölge

Suriye’deki güvenli bölge mevzuunu irdelerken aslında derinlemesine incelenebilecek tarihi, sosyolojik, jeopolitik dengelerin değerlendirilmesine yetebilecek bir alana sahip olunmadığı için genel bilgiler üzerine belli başlı sonuçlar üzerinden ortaya çıkabilecek sonuçlar ele alınacaktır.

Uçuşa yasak bölge(no-fly zone) ve güvenli bölge(safe havens-safe zones) kavramları için korunmuş bölge başlığı altında değerlendirilmesi mümkündür. Kavramsal çerçeve olarak –barış alanı- olarak tanımlama da yapılmaktadır. Singer ve Wildawsky, Gerçek Dünya Düzeni: Barış Alanları ve Kaos Alanları isimli kitaplarında dünyanın düzenine ait çıkarımlarda bulunmuşlardır. Tanımlama dahilinde, barış alanları için sanayileşmiş ve demokrasi yönetimi ile tercih edilen ülkeler beğenilmişken, kaos alanları sanayileşmesini tamamlayamamış ülkeler olarak açıklanmaktadır.

Kavramsal olarak ortaya çıkan tanımlama yanında korunmuş bölge, Soğuk Savaş sonrası yaşanan gelişmelerle beraber Bosna Hersek, Somali ve Irak başta olmak üzere güç çatışmalarının olduğu ülkelerdendir. Ana amaç olarak sivillerin korunması hedeflenmiştir. Güvenlik ve siyasi amacıyla da ortaya konulmuştur(Tunç, 2014).

Konuya ilişkin hukuki altyapıdaki kavramsal altyapının ve uluslararası hukuki normlardaki versiyonuna bakabilmek için iki çalışmaya bakmak gerekir(Demirel, 2016): (Bingöl ve Varlık, 2014; 4-7).

Çeşitli örneklerinin varlığı üzerinde ortada olan durumlara nazaran Irak üzerinde oluşturulan uçuşa yasak bölge uygulaması, federatif bir yapıya zamanla kavuşan Irak için farklı bölgesel kimliğe dayalı özerk yapının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Irak’ın ABD’ce işgalinden ve Saddam yönetiminin devrilmesinden sonra federatif bir hale kavuşmuştur. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi başta olmak üzere Ortadoğu coğrafyasında 4 parçalı bir yapıya sahip olan Kürtler; tarihlerinde ilk defa bağımsız bir devlet kurdukları Mahabad Cumhuriyeti (https://www.gzt.com/mecra/iranda-bir-kurt-cumhuriyeti-mahabad-3457062, (Çevrimiçi), 22.01.2019) sonrasında tekrar siyasi alanda yapıya kavuşmuşlardır.

Var olan haliyle dört parçalı –İran, Irak, Suriye ve Türkiye- üzerinde planlanan Kürdistan yapısının oluşumu konusuyla ilk aşaması tamamlanmış, peşi sıra yaşanan Arap Baharı başta olmak üzere gelişmelerle Suriye’nin de devlet bütünlüğünün bozulma seviyesine gelmesi ile beraber terör grupları arasında yer alan PKK’nın Suriye kolunun PYD/YPG’nin de yeni oluşturulma amacı güdülen anayasa ile beraber özerk Kuzey Suriye yönetiminin oluşumunu kolaylaştıracağı da aşikardır (http://www.milliyet.com.tr/mhp-li-buyukataman-dan-dort-siyaset-2774414/, (Çevrimiçi), 21.02.2019).

Yaşanan süreç içerisinde hem federatif yapının dillendirilmemesi ama bütün bunlara rağmen ulus devlet sürecinden rahatsız olan tarafların varlığı hem de özellikle emperyal güçlerin dahil oluşlarıyla beraber Ortadoğu’da yeni sınırların çizilmeye çalışıldığı durumu mevcuttur. Ortadoğu’da yaşayan ülkelerin özellikle birbirleriyle beraber etkileşim ve diyalog halinde çözmeleri gereken süreçlerin yerine bütünlüklerinin bozulmasına varan sonuçları ortaya çıkaracaktır. Irak’ta tamamlanan sürecin Suriye’de de tamamlanma noktasına gelmiştir. Türkiye’de geçmişteki hatalarla yüzleşilmesine rağmen benzer tercihlerin yapılabilme adımlarını sağlayan –güvenli bölge- oluşturma çabası ABD’li yetkililerle de dile getirilerek ısıtılmaya ve beraberinde Kuzey Suriye yönetimine olanak sağlayacaktır. Gelinen noktada sırasıyla İran ve Türkiye’nin de hedef olacağı bu hamlelere bile bile ses çıkarılmayacak mıdır? Dış güçlerce değerlendirilen ve yapılan hamlelerin sonucunun iyi şeyler getirmeyeceği de ortadadır. Bütün bunlara rağmen siyasilerce federasyon düşüncesi seslendirilmemekle beraber bir tercihe zorlandırılma ihtimalinin olduğu ve ulus-devlet olarak var olan her yapının tehdide uğradığı günümüz küreselleşmeci dünyasında herhangi bir şekilde bir ifade, kelime veya düşünce dile getirirken dikkat etmesi gereken kişi, kurum ya da kuruluşların ayrıntılı bir şekilde süreci irdelemeleri gerekir.

Son olarak yapılması gereken ise;

  • Emperyal hedefleri olan devletlerin bir şekilde dayatmış olduğu düşünce kalıplarının dışında hareket edebilmeli,
  • Federatif yapının tehdidinin farkında olmalı,
  • Ülkelerin bütünlüğünün bozulmasına sebebiyet verecek davranışlardan kaçınmalı,
  • Her türlü şekilde bu tip düşünsel akıma sahip kişilere karşı argümanlar oluşturup bölgesel entegrasyon olanakları sağlamalı.
  • Bölgede kavgacı, mezhepçi ve ayrıştırmacı politik argümanlardan ziyadesiyle birlikte hareket ettirebilecek şekilde herhangi bir ülkeye dış müdahaleye olanak sağlayacak unsurların ya da devlet altı örgütlerinin katiyetle kullanılmaması gerekir.

 

 

KAYNAKÇA

Bingöl, Oktay ve Varlık, Ali Bilgin(2014). “Korunmuş Bölgeler”, Merkez Strateji Enstitüsü, Bilgi Notu-001.

Demirel, Naim(2016). “Birleşmiş Milletler Güvenlik Bölge Uygulaması”, FSM İlmi Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimler Dergisi, Sayı: 8, Güz.

https://www.gzt.com/mecra/iranda-bir-kurt-cumhuriyeti-mahabad-3457062, (Çevrimiçi), 22.01.2019

http://www.milliyet.com.tr/mhp-li-buyukataman-dan-dort-siyaset-2774414/, (Çevrimiçi), 21.02.2019

Tunç, Abdullah(2014), “Suriye’de Uçuşa Yasak Bölge ve Güvenli Bölge Oluşturulması Teklifinin Değerlendirilmesi”, Analiz No:2014-2, Ankara Strateji Enstitüsü. Kasım 2014.

 

 

Ahmet Yavuz GÜRLER

 

Bir cevap yazın