MISIR’DA MÜSLÜMAN KARDEŞLER’İN DÜŞÜŞÜNÜ LAİKLİK – İSLAMCILIK EKSENİNDE DEĞERLENDİRMEK

Arap Baharı sürecinde Mısır’da Hüsnü Mübarek döneminin bitişinin ardından Muhammed Mursi ile başlayan Müslüman Kardeşler dönemi yaklaşık bir yıllık çalkantılı bir sürecin ardından darbe ile son buldu. Kimi yazarlar bu süreci “siyasal İslam’ın laiklik karşısındaki yenilgisi” olarak yorumlamayı tercih etti. Ben ise bu yazıda, “Mısır’daki Arap Baharı ile başlayan bu süreci laiklik – siyasal İslam […]

LOZAN, EMPERYALİZM VE BAĞIMSIZLIK

Türkiye’nin bağımsızlığını bütün dünyaya tanıtan Lozan Andlaşması’nın imzalanmasının 94. yıldönümü yaklaşıyor. Bu andlaşmanın, Hatay ve Boğazlar başta olmak üzere eksik noktaları olduğu, o dönemin lider kadrosu tarafından da bilinmekteydi. Ve daha sonraki yıllarda yine Mustafa Kemal’in iradesiyle yürütülen bir mücadele ile Hatay ili Anavatana katıldı ve Boğazlar üzerindeki kayıtlar kaldırılarak Montrö Andlaşması’yla Türkiye’nin egemenliği sağlandı. […]

ENDER HELVACIOĞLU İLE “LAİKLİK” ÜZERİNE

1) Laikliğin tarihsel gelişiminden bahseder misiniz? Laiklik kavramını anlamak için, sadece “din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” tanımı sizce yeterli midir? Bilimsel Devrim ve Aydınlanmanın çıkış noktası şudur: Doğadaki süreçler, herhangi bir doğaüstü ve fizikötesi gücün tasarrufları sonucunda oluşmamıştır, doğa yasalarına tabidir ve insanoğlu aklıyla bu yasaları kavrayabilir. Kısacası Aydınlanma, insanın kendi kaderini kendi eline […]

PAVLOV’UN KÖPEKLERİ

İvan Pavlov’un ‘’Klasik Koşullanma’’ ile ilgili deneyini bilirsiniz. İlk olarak denek olarak alınan bir köpeğe zil çalınır ve et verilmez. Haliyle köpekte herhangi bir tepkime, bir salya akması gibi şeyler olmaz. Ardından zil çalındıktan sonra et verilmeye başlanır ve sonra zil ile eşzamanlı olarak et verilmeye başlanır. Bu tekrar tekrar yapılır ve bir süre sonra […]

Kıbrıs Müzakerelerinde Son Dönemeç: Çözüm mü, Alternatif Senaryolar mı?

2014 yılı Şubat ayında Derviş Eroğlu-Nicos Anastasiades ikilisiyle yeniden başlayan Kıbrıs müzakereleri, 2015 Nisan ayında KKTC Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı ile Rum lider Anastasiades’in yakaladığı uyum sayesinde bugüne kadar gelinebilmiş en ileri noktaya ulaşmıştır. Buna karşın, müzakereler açısından ufukta henüz kesin bir çözüm gözükmüyor ve Cenevre görüşmelerinden de sonuç alınamazsa müzakerelerin -en azından bir süreliğine […]

TEOKRASİ VE FEODALİZM

Değer ölçüleri olmayan hiçbir toplum yoktur; ancak bazı değerler zamanın gereklerine göre değişeceğine, zamanla katılaşma, kireçleşme eğilimi gösterirler. Bu, bize üç şeyi anlatır; toplumun insanları arasında birbirine çok yapışık bir birlik vardır; kişiler değişmez kurallara uyarak yaşamayı çok rahat ve kolay bulurlar; toplumları, yaşlanan kişilerinin damarlarının sertleşmesi gibi katılaşmıştır. Kişiler böyle bir durumu çok beğenirler. […]

LAİKLİK, BİR ZORUNLULUKTUR

Laiklik Mi? Sekülerlik Mi? Laiklik ve sekülerlik, her iki olgunun da din-dünya işleri arasındaki ilişkiye dünyevi yönden yaklaşmaları nedeniyle, sıklıkla -ve kimi çevrelerce kasıtlı olarak- birbirine karıştırılan, fakat aralarında çok ince ancak son derece de belirgin farklılıklar bulunan iki kavramdır. Burada çok uzun bir biçimde her iki kavramın tanımına, tarihçesine değinecek kapsamlı bir tartışmanın içerisine […]

YOKLUK ÜZERİNE BİR DENEME: SUUDİ ARABİSTAN’DA KADIN HAKLARI

İnsanlık tarihi farklı alanlardaki ilerlemelerle dolu. Ancak bir konu var ki; insanlığın kanayan yarası. Tabii ki bu konu; kadın hakları. Cinsiyet ayrımcılığının azalmak yerine giderek daha da şiddetlendiği ve yapısallaşmaya başladığı bir dünyada yaşıyoruz. Siyasal ve toplumsal boyutta her zaman rol model olarak yansıtılan Avrupa’da, 1789 Fransız Devrimi’nin sloganlarından fraternité -yani kardeşliğin- bir erkek temelli […]

SAĞDUYU, JEAN MESLIER

Bir kitap düşünün ki; Voltaire, d’Holbach, Diderot, d’Alembert gibi Aydınlanma Çağı’nın büyük isimleri peşinden koşuyor, çoğaltılması ve okutulması için çaba harcıyor, hatta yeterince çaba harcamadıkları konusunda birbirlerini suçluyorlar… Hayır, İncil’den bahsetmiyorum. Bahsettiğim kitap, Jean Meslier’in Vasiyetnamesi’dir. Meslier, 1664 yılında doğmuş köy kökenli biridir ve bir köy rahibi olarak hayatına devam etmiştir. Ancak onu devrinden farklı […]

“KIBRIS MESELESİ” ve “ÇÖZÜLMÜŞ” MESELEYE ÇÖZÜM ARAMAK

I. Giriş “Kıbrıs meselesi” Türk dış politikasının 1950’li yıllardan başlayarak önemli bir ilgi ve uğraş konusu olmaya devam etmektedir. Kıbrıs’a Türkiye’nin ilgisini rasyonelleştirebilmek için ileri sürülen temel argüman, Kıbrıs’ın Türkiye açısından stratejik bir öneme sahip olduğudur. Yunanistan Türkiye’nin batısında Ege Denizi’ni büyük ölçüde kontrolü altında tutmaktadır ve Türkiye ile çözüme ulaştırılması pek olanaklı görülmeyen anlaşmazlıkları […]